moda blogları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
moda blogları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2012 Çarşamba

mütevazı ol , canımı ye !



mütevazı olmak ta, olmamak ta ailede verilen terbiye ile alakalı bence... çocuğunu çok poh pohlarsan götü kalkacak kendini dev aynasında görecek, hep diğerlerinden farklı olduğunu düşünecek ve sonra gerçekler yüzüne vurulduğunda ve ya en ufak bir eleştiride kıyametler kopacak sinir krizleri geçirecek. egosu tavan ama mutsuz ve huzursuz insanlar ortaya çıkacak..
sürekli yerme ve ezmeye yönelik davranışlar sergilersen , kendi başına sıçmaya bile gidemeyen. insanlardan korkan, herşeyi yanlış yapacağını düşündüğü için cesareti olmayan pısırık ve güvensiz bir insan olacak...


dengeyi tutturmak öylesine zor ama bir o kadar da kolay aslında... sadece çocuğa bir birey gibi davranmayı bilebilmeli.


o çocuk sen dünyaya getirdin diye muhteşem değil sayın sorumlu kişi ! o çocuğun başarıları kadar hataları da olmalı ve başarıları kadar hatalarının da farkında olmalı. kim farkettirecek bunu ? tabiki sen ! doğruyu takdir ettiğin gibi yanlışı da söylemezsen, "bu yaptığın doğru değil" veya "bu davranış toplumda hoş karşılanmaz" demezsen, sonra biz diğerleri olarak toplumun her kesiminde her statüde ego patlaması yaşayan kendini küçük burjuvalar sanan insanlarla uğraşıp duruyoruz... yazık değilmi lan bize ? biz insan evladı değilmiyiz ? 


bazı bloggerlar var moda hakkında atıp tutuyor "bu kesinlikle yanlış, bu kesinlikle doğru" diyip geziniyor ortalarda.. konumuz moda ise kesin hiç birşey söylenmemesi gerektiğini bile bilmiyor çünkü.. modanın da felsefe gibi kendi içinde doğruları yanlışları, kişiye göre değişen bir kavram olduğunu kestiremeyecek kadar kör cahil oysa...


hayır bir de otorite değilsin ki sen ! kendi çapında yazılar yazan bir insansın neticede... işte şişirilmiş egonun en büyük örneğidir bu... bahsettiğim blogu az buçuk moda blogu takip eden herkes eminim çok yakından tanıyordur... kendince kırmızı halı yorumları yapan, ünlülerin stillerini yazan biri işte. 


bakın hepimiz eleştiririz. eleştiriyoruz da.. fakat durum böyle değil... mesela kazara onun muhteşem dediği bir şeye siz : ben çok beğenmedim. deyiverin... o sevimli o hanımefendi kız gidiyor, içinden bir şeytan çıkıveriyor.
utanmasa "sen ne anlarsın be" diyecek kadar seviyesiz ve de samimiyetsiz cevaplar veriyor... ki o anda, o sevimli kızın ne kadar yapmacık, ne kadar kendini beğenmiş, ne kadar pohpohlanmayı seven bir kişilik olduğunu anlıyorsunuz... 


bir de müridleri var bu tiplerin. uluorta sıçıverse, "canım benim rengi çok güzel olmuş" diyecek tipler... bunlarda o en başta bahsettiğimiz. hayatı boyunca ezilen bastırılan karakterler. hep başkalarıyla kıyaslanmış, yanında hep başkaları övülmüş. bu sebeple kendine bir model seçip kendi takdir görmediği ne varsa ve daha fazlası, onu onaylamak suretiyle sevgi ve sempati toplamaya çalışan... 


ben bu konuya başka bir yazımda daha değinmiştim... çünkü okuyorum ve sinirimden gülüyorum. ne kadar iradesiz bir toplumuz biz diye...


ama bazı bloggerlarıda böyle şeker gibi yiyesim geliyor, mıncırasım geliyor... mütevazı olmak çirkini bile güzel gösterir.. ama mütevazı olmayan insan dünyanın en güzel en iyi işini de yapsa, dünya güzeli de olsa, o ukala tavrı yüzünden bir anda çirkinleşiyor...


benim burada bulunma amacım moda değil. genelde modayla alakalı blogları takip etsem de çok yorum yapmıyorum... ama bazen yapılan yorumları okuyorum ve dehşete düşüyorum :) 


yorumların saçmalığı bi kenara, ulan o yere göğe koyamadığınız kadın size cevap vermeye tenezzül bile etmemiş... ama bir olumsuz yorum yap ta gör, cevabın babasını alırdın yaaa :)


benim için kişi samimiyeti kaybettiği an takip etmekten de vazgeçiyorum... çünkü o dakikadan sonra ne yapsa da gözüme çirkin görünecek...


amaaaan öyle işte... uzun zaman olmuş filmler dışında bir şey yazmayalı... biraz deşarj olayım dedim bende...

28 Kasım 2011 Pazartesi

dikkat ! bu post ağır tahrik içerir.



efendim, gecenin bu saatinde beni yazma aşkıyla yakan mevzu, artık tahammül edemediğim bir kaç şey...

bazı moda bloglarını takip ediyorum. her kadın kadar modayla ilgiliyim ( bazıları gerçekten fazla ilgili,ben o kadar değil) ve bu blogların içinde gerçekten çok profesyoneller de var... isim vermek istemiyorum şimdi... tabii ki çok acemiler de var, olsun, o da olabilir deil mi ? ama öyle olmuyor o iş işte...

hayatının önemli bir kısmında belirli bir tarzı olan biriydim ben, dinlediğim müzik, yaşayış tarzım, hayat felsefem vs. ne denir buna bilmiyorum... o dönem ki giyim ve tarzımı şuan asla eleştirmiyorum, çünkü eğer şuan yaşımdan dolayı garip görünmeyeceğimi bilsem hala aynı şekilde giyinmeye,yaşamaya devam ederdim... çoook memnundum o halimden çünkü... ama okuldan sonra iş hayatına girince ister istemez belirli ölçüde değişimlere uğruyorsunuz... ben normal insanlar gibi renkli giyinmeye işe başladıktan sonra, kadın gibi giyinmeye ise evlendikten sonra başladım diyebilirim...

fakat hiçbir zaman rüküş bir insan olmadım ben çok şükür :) benim annem çok iyi bir terzidir, ve annem bu işten ekmeğini kazanmış bir kadındır... çook bilirim taa nişantaşından müşterileri evimize kadar dikiş için, prova için gelirdi.... annem ilk gençlik yıllarımda hep bana çeşit çeşit elbiseler, etekler vs dikip giydirmenin peşinde oldu, ama dedim ya benim bir tarzım vardı ve belirli bir yaşa kadar o yoldan hiç şaşmadım :)

moda bende geç gelişen bir olgu yani, bu sebeple şimdi moda bloglarını takip ediyorum... hala kendi bildiğimi okusam da, değişik fikirler görmek hoşuma gidiyor, mesela 2 senedir evde duran ve nasıl giyeceğimi bilmediğimden dolaptan bana bakan zavallı jean gömleğimin bir blogda nasıl kombinlendiğini görmeyi seviyorum...

yalnız bizim moda bloglarının bazılarının bi takım kaygıları var, ve bu beni acayp sıktı artık :)

şimdi güzel giyiniyorsun, bişeyleri birbirine güzel kombinleyebiliyorsun demek, tasarım da yapabileceğin anlamına gelmez... moda tasarımıyla olmasa da reklam tasarımıyla alakalı bilgili biri olarak şunu söyleyebilirim ki, tasarım, yaratmak demektir, ve herkes uyumlu giyinebilir ama yeni bir şey yaratamaz... ve esas konu şu ki ; PİYASADA ZİLYON ADET BULUNAN DÜZ BİR TİŞÖRTÜN VEYA DÜMDÜZ BİSİKLET YAKA BİR ELBİSENİN ÜZERİNE ÇİÇEK YAPIŞTIRIP, YAKASINA DANTEL DİKİNCE O TASARIM OLMUYOR.... bundan cidden sıkıldım artık... etek kesimi, omuz detayı, yaka detayı vs ile bi fark yaratamıyorsan, zaten hiçbir esprisi olmayan bir elbisenin üzerine bişey dikerek, bir parça farklı renk kumaş iliştirerek olmaz o iş kardeşim OLMAAAAAAZ. her ne kadar çevrende egonu şişirip o kasıla kasıla koyduğun fotoların altına "ayy cınım harika olmuş buuuuuuuuu" diye yorum yapıyor olsalar da OLMAMIŞŞŞ... sen yine al çarşıdan pazardan, güzel güzel giyin kardeşim, hiç kasma" tasarım yapcem beaaan" diye. yine bişey yapma demiyorum hobi olarak gene yap, ama kendini bi Nur Yerlitaş, bi Dilek Hanif bi Tuvana Büyükçınar ilan etme, dikiş dikmeyi biliyorsan ancak bi Barbaros Şansal'sındır, o kadarı bile olabilsen yeter sana bokunu çıkarma gözünü seveyim yaa...

not: hayır bi de bu manyakların yandaşları var ki en tehlikelileri onlar, adam bu sıçtığım kıyafetleri satıyor ve bikaç sivrizeka da bunları alıyor mu allasen ! daha da bişyy demiyorum ben !

hepinizin moda anlayışına inat size en "ev hali fotomla" veda ediyorum :P