rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2012 Cuma

Işıklı Amerika


bu ara rüyalarım pek şen şakrak pek hareketli...


bazen insan gördüğü rüyayı düşününce aslında bilinçaltının neler neler sakladığını anlayabiliyor...


efem bu kez rüyamda amerika'ya gidiyoruz iş için. 
hazırlıkları yaparken bir yandan da, ben nasıl 8 saat uçacağım diye düşünüp kendimi harap ediyorum. malumunuz uçuş fobim var benim. rüyamda da, hala korkak ve hala tedirgin basiretsizin tekiyim :/


sonracıma benim patron gelip bana diyor ki, aa haberin yok mu artık amerika 8 saat sürmüyor, 2.5 saate düştü o süre... (askerlik sanki ) 
bu arada rüyamda resmen thy reklamı yapmışım... "amerika - istanbul arası 8 değil 2,5 saat, thy farkı"


neyse efem 2,5 saate deliler gibi sevinip havalara uçuyorum. zira amerika bu boru mu ? halbuki türkiyede 1 saat 45 dk lık uçuşlarda krizler geçiren ilk 1 saat boyunca, diş sıkmaktan çene kemiğime ağrılar giren bir insanım. ama söz konusu amerika :)


annemin bana hep söylediği bir laf vardı "gezmek var deseler ameliyat masasında kalkarsın" ahh anne ahh !


neyse efem işten bi arkadaşla atlıyoruz teyyareye amerika'ya gidiyoruz. ama bende bir hayalkırıklığı ! gri gri koca binalar, "halbuki reklamlarda filmlerde amerika böyle değil" diyorum. "rengarenk ışıl ışıl :("
"dur sen" diyor bana. "burası amerika'nın en kötü yeri, daha 3 günümüz var, oralara da gidecez" ama çat telefon geliyor ve bizim patron diğer arkadaşımı acilen türkiye'ye çağırıyor. 


"sen kal ben gideyim" diyor ama benim kafamı yine tek kurcalayan şey şu oluyor "şimdi ben kalırsam, uçağa da yalnız binmek zorundayım, ama ben uçağa yalnız binemem ki" tabi hemen ardından "amaaaan" diyorum "40 yılın başı amerika'ya gelmişim, ışıklı amerika'yı görmeden mi gideceğim, hem artık amerika türkiye 2,5 saat" :P


ben kalıyorum o gidiyor.


sonra meğer ben eğitime gitmişim oraya, bizim eğitim binasına giriyorum. sınıfa geçiyorum ki ne göreyim ! bizim şirkette en sinir olduğum tip sınıfta oturuyor ha birde yalan dünyanın tülay'ı :D sadece o uyuz olduğum adamı tanıyorum diye, onun yanına geçip oturuyorum... tenefüs oluyor, bu tülay benim yanıma geliyor ve başlıyor o uyuz olduğum adamın benim hakkımda söylediği kötü sözleri anlatmaya :D


yalnız benim için olan düşüncelerinden dolayı adama kızmıyorum da, tülay'a dedikodu yapıyor diye nasıl nefret duyuyorum anlatsam inanmazsınız :P rüyamda bile ne kadan dürüst bi insan olduğumu görün işte... :D


ahaha tülay'a hala gıcık olaraktan rüyadan uyanıyorum. amerika maceramda ışıklarını göremeden son buluyor...


bu rüyadan çıkarımlarım şunlar. survivor'daki sidikli begüm bile amerika gördü ben göremedim diye çok düşünmemek gerekliymiş. ayrıca dedikodu çok pis bişey :P

24 Mayıs 2011 Salı

bi takım gariplikler


son dönemde google analytics hastası oldum... insanların benm sayfama hangi yöntemlerle ulaştığını ne kadar zaman geçirdiğini görmek son derece eğlenceli...

geçen gün sayfamda şimdiye kadar en faza zaman geçiren kişinin ne yöntemle ulaştığını görünce kafam karıştı :) nasıl bir kitleye hitap ediyorumki allahım !!

adam google'a "bülent ersoy müzik çalar seri şekilde dinle" yazıp nasıl ve ne şekilde olduğunu bilmediğim yöntemlerle benm sayfama yönlendiriliyor ve o muhterem şahıs benm sayfamda en fazla zaman geçiren kişi ünvanını almaya hak kazanıyor....

kutluyorum ve kendisinin emekleri karşılığı ona bülent ersoydan bir şarkı eşliğinde sesleniyorum

özleyen arayan soran olmasın

acılar bitmesin çilen dolmasın

gönül yaraların deva bulmasın

bendeeeeen başkasını seversen eğeeeeerrrr :)

kendisine teşekkürü bir borç bilerek beni izlemekten vazgeçmemesi mesajımı iletiyorum...

dün gece izlediğim son derece uçuk kaçık ve saçma, robert rodriguez , quentin tarantino ortak yapımı filmin etkisindenmidir bilmem acayip saçma bir rüya gördüm...

rüyamda eşim ve ben ormanlık bir alanda gayet normal bir aile gibi pikniğimizi yapaken, bir bilim labaratuarından kaçan "zürafalar" (evet zürafa) ortalığı birbirine katıyor ve dünyayı cehenneme çeviriyorlardı... yakınlardaki gizemli bir ailenin evine sığınıyorduk bizde, töbe estafrullah !!!

bir daha rodriguez ve tarantino filmi izlemicem ! her ne kadar eğlenceli olsa da izlerken çok güldüysem de, yok yok , izlemicem...

bu arada aklıma gelmişken belirteyim uzun zamandır apartmanımızın arka tarafından müthiş çirkin , kalın ve insanın sinirini bozan bir kedi miyavlaması sesi geliyordu, mart ayının çoktaan geçmiş olmasına rağmen kedi susmuyor miyavlıyooor ve miyavlıyordu... artık kötü kedi şerafettin'in bizim mahallede yaşadığını düşünmeye başlamıştım... fakat bir türlü kediyi dünya gözüyle görememiştim... ses var ama kendisi yok ( o da gizemli) ... derken geçen gün çamaşır asarken arka bahçede son derece güzel pamuk gibi pofur pofur tüylü bir kedi gördüm, uzaktan uzaktan kediyi sevgi dolu gözlerle izlerken birden miyavlamaya başladı. aman allahım !!! o ses ! işte o kediydi ! inanamadım, aylardır hayalimde şerafettin gibi çirkin, şişko bir kedi tezahür etmiştim oysa. kedinin kendisini gördükten sonra artık sesi o kadarda çirkin değilmiş diye düşünmeye bile başladım... ne kadarda önyargılı insanlarız caanım...

bu aralar size film anlatamıyorum pek... çünkü film arşivimizin olduğu hard diskimiz yere düştü ve hakkın rahmetine kavuştu :( şimdilik evdeki dvd lerle idare ediyoruz... pek seçme şansımız olmadığından işte böyle abuk rüyalar gördüren filmlere talimiz yani... ama en kısa zamanda bomba gibi dönücem...

bu arada rodriguez ve tarantino hayranları eğer izlemek isterseniz filmin adı "planet terror" biraz kanlı ama son derece eğlenceli... oyuncu kadrosunda fergie ve bruce willis de mevcut, bilginize :)

22 Ocak 2011 Cumartesi

boktan bir yazı oldu üzerinize afiyet :)


( bknz ağaçlar çicek açmış)


bugün sevgili arkadaşlarımdan biri, ben buralarda yalnız ve biçareyim diye kalktı hasta haliyle bana geldi... önce mükellef kahvaltımızı yaptık sonra bi süre wii oynadık (yine kollarım tutmuyor) sonra çıktık biraz hava alalım diye... yürüdük yürüdük ....

inanamadım ağaçlar çiçek açmış ya kız :0

hemen şipşak fotoladım durumu.. ayrıca da hava fevkalade sıcaktı... sayın okur biz bu yıl kar göremicez anladım ben onu... ocak ayında da çiçek açtı ya dallar... ağaçların bile kafası karıştı ben napayım.. arada ayları şaşırmak en doğal hakkım öyleyse...

bu arada ço alakasız amma sabah rüyamda ayıptır söylemesi "bok" gördüm amma bir insan evladının o ebat ve renklerde çıkarması mümkün deil... renk renk çeşit çeşit boklar.. bir de hangi hayvana aitse şayet kendisi kadar çıkarmış.... böyle labirent gibi daracık bi yerdeydim boklara basmayım diye seke seke ceylan misali gidiyordum, ama arada ucundan basmış olabilirim bilmiyorum şuan... ööğğk anlatırken bile içim bulandı... ama niye anlattım ben bunu şimdi ? tez zamanda bir servete konacağım sanırım... bok paraya delaletmiş...

yani eğer bana piyango falan çıkmazsa gördüğümle kalıcam, yanarım yanarım ona yanarım...