yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2012 Pazartesi

BURGER DOSYASI

yemek yemek benim için sadece midemi doldurmak değil !
zevkle yapılmamış bir şey, yerken de zevk vermiyor... bu sebeple fastfood lardan hoşlanmıyorum...
ama hamburger'i çok seviyorum... çok seviyorum fakat bir burger king, bir mc donald's hamburger'i değil bu bahsettiğim :)
hamburger yemek benim için tamamen deneysel bir olaya dönüştü... sanırım bir gün amerika'ya gitsem, orada geçirdiğim her günü yerel hamburgercilerde hamburger yiyerek geçiririm :)
türkiye'de ise bu işi cidden artık güzel yapan yerler açıldı...

ilk göz ağrım tabiki dükkan burger :)
fakat şubeleşmek işi sanki biraz daha fabrikasyona çeviriyor... fabrikasyon mabrikasyon güzel mi güzel işte kardeşim :)

bebek dükkan burger biraz küçük bir yer... hadi yiyin de kalkın dedirten cinsten :) içeriyi biraz dağınık bulsam da hamburger köftemi nasıl istediğimi sormaları gönlümü çeldi.. ha bir de patates tabi ki.. patates benim için vazgeçilmez... dükkan burger bu konuda da gönlümü çeldi.. hamburgerin yanında servis ettikleri tombul parmak patateslere ve lezzetine bayıldık...
dükkan burger'in bebek dışında bir tünelde, bir de maslakta şubesi olduğunu biliyorum...
dükkan burger'de tercihim çakma kral burger oldu... lezzeti fena değildi, puanım 10/8... 





2. ama en güzeli, günaydın burger house
vallahi ne yalan söyleyeyim dükkan burger'inkinden daha güzeldi, ekmeği çıtır çıtırdı. burger de et kadar ekmek te önemli benim için.... benim tercihim Garlic Mushroom Burger oldu.
fakat söylemeden edemeyeceğim bir şey var.3 boyu olan bu burgerlerin, büyük boyu çok fazla gelir diye orta boy olanından istemem rağmen masadan aç kalktım :( yetmemişti yani... anlamadığım benim gibi kedi kadar yiyen bir insan bile doymuyorsa büyük, orta ve küçük diye 3 boy yapmanın ne anlamı var :(
neyse ki sonra oturduğumuz bar da biranın yanında bir kocaman tabak patates yedimde kendime geldim... demekki tek başına burger yeterli olmuyormuş. yanına mutlaka patates şartmış... ve ya burger house'un burger'i öyle güzeldi ki yemelere doyamadık :) puanım 10/9

bu da yediğim garlic mushroom burger'in görseli... omnomnom olsada yesek yahu :)







son olarak kitchenette'in hamburgerine değinmek istiyorum...
bence kesinlikle bir hamburger için o parayı vermeye değmez.. zira normal bir hamburger 23 tl ve benim damak zevkime kesinlikle uygun değildi.. bir daha yer misin diye sorarsanız, hayır yemem ! gerçekten güzel olduğu takdirde verdiğim paraya acımam ama buna acıdım.. çünkü hamburger'in yarısını yiyemedim.. çok ağırdı... hem zaten seçme şansınızda yok menüde sadece hamburger, cheeseburger ve chicken burger var... 
etini de beğenmedim... bu bence tam anlamıyla hamburgerci olmadığından kaynaklanıyor.. bir burger house , bir dükkan burger gibi olmasını tabiki beklemiyordum zaten... puanım 10/6

burger listemi genişletmek istiyorum.. daha nice nice burgerler yiyip değerlendirmek istiyorum.. var mı öneriniz? şuranında burgeri güzeldir diyebileceğiniz bir yerler ??



13 Aralık 2011 Salı

şimdi size kendi bestelediğim şarkıyı çalıcam :P

ahaha nasıl isterdim ama o kadar çalışkan değilim maalesef, ben başkalarının bestelediği şarkıları bile çalmaya çalışırken üşenen, sıkılan "ayy off daral geldi" diyebilen, hafif maymun iştahlı bir yapıya sahibim...

hani daha öncede bahsetmiştim ya, elbet benimde henüz keşfedilmemiş bir yeteneğim var diye, ben hep bu yeteneğimin sanatla alakalı birşeyler olabileceği fikrinde ve o tarz işlerin peşinde dolanıp durdum... tamam ona da yeteneğim olabilir belki, ama birşeye yetenek diyebilmek için, onu yapabileceğiniz en üst seviyede yapabilmeniz gerekiyor, haksızmıyım? değilim tabi ki :P

ve evlendikten sonra yeteneğimi keşfettim...

efendim evlenmeden önce ev işleri, yemek b
ulaşık, temizlik vs gibi şeylerle uzaktan yakından alakam olmadı benim... yaptığım ev işi odamı toparlamakla sınırlıydı. ne zaman ki evlendim. ve işimden ayrılmak zorunda kaldım, kendimi işin gücün tam göbeğinde buldum... daha önce çorba kaynatmamış ben, yemek yaparken bundan acayip zevk alıyorum... hatta şimdiye kadar yaptığım yemeği yiyip "muhteşem" olmuş demeyen yok... öhöm öhöm :) herkesler harika yemek yaptığımı söylüyor, hatta annem şimdiye kadar yediği en güzel karnıyarığı benim yaptığımı söylüyor, kuru fasülye konusunda iddialıyım zaten :) yani yeteneğimi geçte olsa keşfettim, hemde farkında olmadan, ben sadece öylesine, yemek yapmak zorun
da olduğum için yemek yapıyorken, insanların böyle övgüler dizmesi beni kendime getirdi... sanırım önceki hayatımda ben aşçıydım, bi ümit usta bi emine beder falandım kimbilir?

tabi hala alışamadığım bazı şeyler var, sarma bile sarabiliyorken, hamura veya yoğurmalı işlere elimi sokamıyorum :/

içim gıcıklanıyor, kötü oluyorum :/

eldivenle problem olmuyor ama çıplak elle yapamıyorum... ve dünyanın en iyi yemeklerini bile yapsam, annem gibi köfte yapamıyorum arkadaş !

dün annem geldi ve ona köfte yaptırdım, baktım çaktırmadan, evet aynı baharatları aynı yöntemleri kullanıyoruz ama yok yok onun yaptığı tadı ben tutturamıyorum :(


buradan çıkardığım sonuç şudur, hani elimi bulaştırdığım zaman kötü oluyorum ya ben, sanırım isteyerek veya severek yapmadığımız herşey kötü oluyor :)

yemek yaparken sevginizi de katın derler ya doğru bu valla bak !

aslında köfteyi çok severim ben :(

fi tarihinden yaptığım sarmalar
olsada yesek



12 Kasım 2010 Cuma

sensin aldente !!!


nora ashira nın buradaki yazısından sonra aklıma bir nişantaşı anısı zerk edildi :P

yıllar önce bir gün yıldız teknikte bir dersimiz vardı, çoook yorucu ve sıkıcı ve uzuuun bir dersten sonra hepimiz acıkmış vaziyette çıktık herkes bir yerlere dağıldı biz 2 arkadaş kaldık karnım çok açtı ne yesek ne yapsak deyince benim diğer arkadaş nişantaşına gitmeyi önerdi

- yakın yahu atlayıp taksiye gidelim

açıkçası nişantaşını daha önce görmediğim için birazda hevesle gittim... uzun bir gün olacağı için ve rahat olmak için baya eşofmanla çıkmıştım evden. arkadaşım ise koyu beşiktaşlı ve o akşam beşiktaş maçına gideceği için üzerinde forma vardı..

sonra city's e girdik.. yemek bölümüne çıktık şu ünlü sosyetiklerin restoran açtıkları kata çıktık bu benm arkadaş biraz kalantor olduğu için direk bildiği bir yere soktu bizi.. ve oturduk menü geldi daha menüyü açar açmaz gözlerin pörtledi, menüde yazan yemeklerin ne adını daha önce duydum nede fiyatlarını daha önce bir yemek için verdim...

yuuuuuuuuuuuuuuuuuhhhh ohaaaaaaaaaaaaaa dedim

arkadaş bana baktı ve

- hayırdır beğenmedin yemekleri heralde ??

aslında ne olduklarını bi çözsem beğenicemde

tamale , buritto, enchilado, vs vs

- kalk buradan kalk gidelim makarna yiyelim

makarna ya bu, ucuz sonuçta, bedava denecek kadar ucuz...... !!!!!!!!

bok ucuz, kalktık oradan başka bir yere oturduk sade makarna yicem yahuu.. bi paket makarna 50 kuruş..

biz böle eşofmanlı formalı 2 tip yine oradaki sosyetiklerden birinin lokantasına daldık (ama ben sosyetiklerin lokantası olduğunu bilmiyorum henüz) kapıda bizi benden daha şık bi kız karşıladı, ''buyrun sizi şu masaya alalım uygunmudur efendim? nasılsınız iyimisiniz'' faslından sonra (ki bunada bi anlam veremedim o zaman) oturduk bi kocamaaaaan yuvarlak masaya....

bir garson geldi ve menüyü uzattı... menüyü bir açtımkiiiiii ne göreyim!!! en ucuz makarna 50 liradan başlıyor..

-bunda bikaç sıfır fazla yazılmış heralde dedim arkadaşa yutkunarak.... :S

ama buradanda kalkamazdık ya en ucuzunu istedim ben... rezil olmak var işin ucunda artık kredi kartı falan bi şekilde öderiz, taksit yaparlarmı ki acep diye düşünerek...

neyse makarna kocaman yuvarlak bir tabağın içinde avucumun içini doldurmayacak kadar az bir şekilde masamıza teşrif etti... 

yine o şık giyimli kız geldi ;

- efendim yanına 1900lerden güzel bir şarap... daha o lafını bitirmeden ben ''bişi içmicem saolun'' diye lafını kestim... kız uzaklaştı ama gözü bizim masada..

bir lokma aldım makarnadan öğğğk tatsız tutsuz üstelik pişmemiş gibi...

kız yine sinsice yanıma yaklaştı...

- nasıl buldunuz efendim??

berbat, hiç beğenmedim, lastik gibi ne tadı var ne tuzu... üstelikte pişmemiş... diyemedim tabi...

- güzel ama biraz daha pişebilirdiii !!!

- efendim makarnalarımızı aldente kıvamında pişiririz...

ne diyosun be kadın aldente maldente pişmemiş işte... dünya para vericem bide pişmemiş makarna yicemmm... sen o parayı bana versen ben tüm bu merkez çalışanlarına kazanla makarna yaparım.....

hayatımda bir daha yapılmaması gerekenler listemde city's e gitmek, o malum arkadaşla gezmek, ve aldente makarna yemek var artık...