
sıcaklar, sevgili annemi ağlatırken, bir yandan ishal bir yandan alerjiyle boğuşuyorum... cırcır olmamın sebebi geçen gece sahilde sipariş verdiğimiz 400 adet midye olabilir ama yaz günü alerji hangi hayra alamet onu kestiremiyorum...


doktor randevum güme gitti dostlar... uzun süre randevu alabilmek için çabalamış kendini paralamış bir insanın başına gelebilecek en son şey başıma geldi randevum iptal oldu... en az 1 hafta beklemem gerek yeni randevu için.. ee bir yandan sevinmedim değil, tırsıyordum doktora gitmekten evet...sevmiyorum napim...
çocukluğumu 3 bölüme ayırsam 2 bölümü doktorda geçmiş diyebilirim... hanemde bir dolu doktor anısı bulundurmaktayım..iğne olmamak için hastaneden kaçıp, sokakta enselenmek. hemşireleri tekmelemek, acil serviste kan görünce bayılmak, kanı alınıp labratuarda kaybedildiği için 3 yada 4 kez kan aldırmak zorunda kalmak... her çocuk gibi doktor fobim vardı... ve gelebilecek tüm aksiliklerde benim başıma gelirdi hep... büyüdükçe yendim korkumu fakat yinede huzursuz eder beni hastane ortamı...
bugün de dünkü ruh halimden farksızım... bütün gün üzerimde pijamalarım ayağımda terlik tv nin karşısından kalkmadım... sevgilim bitanem gün ışığım da evde yokki bu akşam :( ama gelecek az kaldı...
bu ruh halini üzerimden atmak için sanırım dışarı çıkmak gerek.. hem yarın yağmur da yağacakmış pembiş yağmur çizmelerimi giyip su birikintilerine basmak istiyorum, yağmuru çok seviyorum ben... :)
aslında yazıp deşaj olmak istiyorum ama ne yazacağımı bilemiyorum... ruh halim çok karmaşık bu aralar, dün ne kadar neşeli uyanmıştım halbuki.. sanırım sebebi sonbahar bu durumun ve tabii bir de hormonlar... bir de yarın doktor randevum var, düşündükçe afakanlar basıyor. mühim bir şey değil ama hastaneye gitme fikri bile geriyor beni... ne kadar memnuniyetsiz biri oldum ben bugün...
sokağa çıkmak istemiyorum, konuşmak istemiyorum, aynaya bakmak istemiyorum... acil toparlanmam lazım benim hemde en acilinden.... güzel haberler ve güzel resimlerle geri dönücemm söz :)