alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2011 Cumartesi

alışveriş yapmak için paraya ihtiyacınız yok

sevgili okurlarım canlarım ciğerlerim...
aklımda uzun süredir olan birşeyi artık hayata geçirme zamanı geldi diye düşünüyorum. bu bir değişim projesi.
başlangıç için , çok küçük birşey olsun istiyorum... çünkü o küçük şeyin değişimler sonucu varacağı noktayı merak ediyorum ben...
herhangi bir ürünü fotoğraflayıp bloga yükledikten sonra, o ürünle elindeki başka bir ürünü değiştirmek isteyen arkadaşlar arasında seçim yapıp ona yolladıktan sonra bana ulaşan ürünü tekrar fotoğraflayıp bloga koyarak gerçekleşecek bir alışveriş bu.... çok eğlenceli ve kargo ücreti dışında hiçbir ücret ödemeden, tamamen karşılıklı güvenle gerçekleşecek bir alışveriş...
şöyle düşünün, sizin ihtiyacınız olan bir ürünün blogda listelendiğini görüyorsunuz... ama o anda bütçeniz para verip almaya müsait değil, elinizde takas edebileceğiniz herhangi bir şeyin fotolarını çekip simoneburada@gmail.com
adresine açıklamalarıyla beraber yolluyorsunuz... örneğin kıyafet için : bedeni, boyu, 2 el veya sıfır olup olmadığı, markası gibi... fakat kıyafetten elektronik eşyaya herşey projeye dahil... mesela blogda bir elbise listelendi ve sizin onunla değiştirecek bir elbiseniz yok, bunun yerine bir çanta, bir cüzdan, ayakkabı, hatta bilgisayar çantasından şarj aletine kadar herşey ama herşeyle değişim teklifi yapabilirsiniz...
şimdilik tek bir ürünle başlamayı düşünüyorum... belki ileride ürünler çeşitlenir ve kategoriler oluşur... şimdiden çok heyecanlandım... :D
hadi bakalım yeni bloguma bir göz atın çevrenize duyurun izlemeye alın bişi yapın... kimbilir bir gün o çok arayıp mağazalarda kalmadığını öğrendiğiniz ayakkabıyı, çantayı, telefonu vs... bu blogda görebilirsiniz :D
blog için tık tık

2 Nisan 2011 Cumartesi

marmara forum çıkarması


sayın okuyucular biloklar bi açık bi kapalı olduğundan bende tamamen açılana kadar yazmıcam işte diye direttim... tek sebep bu değildi tabi son derece yoğun bir dönemdi... önümüzdeki salı eğitim sona eriyor ondan sonra sınav dönemi... beklicez artık bakalım.. beni eğitme bahanesiyle işlerini yaptırıp postalıolarmı die düşünmüo değilim yanii :D neyse geçelim bunları... bugün ve yarın aöf sınavlarım vardı bugünkünü atlattım çok şükür... inşallah yarınki de sağ selamet biter de sabahın köründe kalkıp sınav için yollara düşme zahmetinden kurtulurum bir an evvel.... saçmalıklar daniskası şu sınvalar... beylikdüzünde oturan adamı ne die bakırköye verirler anlamış değilim... sınav stresi yetmiomuş gibi birde trafik ve yetişememe stresi yaşasınlar diye mi acaba ? ben bu gün eski adresimi değiştirmediğim için şuan oturduğum yere yakın bi yerde sınava girdim ama inanırmısınız son dakika yetiştim... birde yağmur vardıki oooooffff offfffffffffffff.... yarın gözümü korkutuyor yemin ederim.. sanırım 1 saat daha erken çıkıcam...

bu arada marmara forum açıldı bu civarda yaşayan herkes gerek trafiğinden gerekse kalabalığından nasibini çoktaan aldı... açıldığı gün gittim... aslında hiç hoşlanmam açılış günlerinden... ama sandımki hafta arası çok kalabalık olmaz !!!! nerdeeeeeeee... millet yememiş içmemiş marmara foruma koşmuşş... "senin ne işin var dı o zaman" diyenleri duyar gibiyim... evet haklısınız ama benim evim yakındı ve ilk kez bi yere açılış gününde gidip neler oluyor görmek istedim... ne gördüm? hiçbirşey... içeride bi yandan canavar gibi koşuşturan çoluk çocuk genç yaşlı insanlar varken , bir yandan da can havliyle tamamlanmaya çalışılan dükkanlar mağazalar.... anlamıyorum işte bunu acalesi neydiki madem daha hazır değil ne diye açtınız ? daha inşaat pislikleri bile temeizlenmemiş... neyse bunları es geçip teknik detaylara gelirsek, aklınıza ne geliosa marmara forumda mevcut.. ekstra olarak benim gördüğüm ve gördüğüme sevindiğim ama henüz açılmamış olan HUMMEL mağazasıydı... ayakkabılarına eşofmanlarına bayılıyorum... evet çoook büyük ve çoook soğuktu... tabiri caizse popom dondu gezerken.. daha bir çok şey oturmamış yerine tabii... marmara forumun da diğer forum gibi tamamını gezmek çok zor helede benm gibi hemen dili dışarı sarkan biriyseniz... herşey iyi güzelde o forumun önündeki trafik çilesi ne olacak öyle :/ zaten akşam saatleri kalabalık olan bir yoldu, şimdi iptal vaziyette... bu yüzden sevgili okuyucularım lütfen iş çıkış saatlerinde gitmeyiniz... trafiği ikiye katlamayınız :)

haftaya kurs bittikten sonra kısa bir tatil yapıcas bi süre olmıcam buralarda... o zamana kadar yine yazarım belki... şimdilik hoş kalın esen kalın.. accık daha ders çalışiim... geleceğin sosyologu olcam ben :)


8 Şubat 2011 Salı

sinirimi bozan satış temsilcileri


2 gündür evden çıkınca geri eve gelmek istemiyorum... ne güzel bir hava var dışarıda... sanki bahar gelmiş gibi... yalnız bu havalar esnafın beynine nüfuz edince fazla oksijenden sorulan sorulara saçma cevaplar vermeye başlıyorlar sanırım... tecrübelerime dayanarak yazıyorum bunu...

uzun zamandır desensiz düz kremrengi bir halı arıyordum, ama böyle tüylü püsküllü olanlarından.. bir halıcının önünden geçiyorum tam da istediğim gibi bir halıyı vitrinde gördüm fakat, renk aradığım renk değil... mağazanın önünde bazı malları düzenleyen adama sorayım dedim diyalog aynen şu

- bu halının düz rengi var mı ?

- abla bu halının bu renginden kalmadı

(zaten o rengarenk ben onu sormuyorumki düz renk soruyorum. soruyu düzeltip bi daha sordum)

- yok düz kremrengi arıyorum ben zaten...

- işte bu renk kalmadı abla, başka renkler var da istersen içeride bakabilirsin...

(allah allah ya... ya adam beni cidden anlamıyor ya da dinlemiyor... niye ısrarla o renkten kalmadığını söylüyor anlamadım... zaten o rengi istemiyorumki ben. neyse renk mevzuundan vazgeçip başka bir soru sordum. bu arada halı kadife iplikle yapılan biraz parlak modeller var ya işte ondan ben daha sade bişi arıyorum)

- peki içeridekilerde böyle kadife iplik mi ? ben düz sade bişi arıyorum.

-abla bunlar böle çeşitli renklerle yapılmış işte..

(yok arkadaş adam renkle kafayı bozmuş... baktım anlaşamıcam hiçbişi demeden yoluma devam ettim...)

bir mağazaya girdiğimde peşimde dolanan sürekli "yardımcı olalım" diyen satış temsilcilerinden hiç hazetmiyorum... beni geriyorlar... ben yardım istediğimde zaten gidip isterim.. fakat yardım istediğimde de böyle saçma cevap veren birine denk gelirsem alaaaaaaaaaaaaaahhh...

benzer bir olay bikaç ay önce kompedan da başıma geldi...

siyah tayt arıyorum heryere baktım ama karaborsamı olmuş ne olmuş anlamadım... yok yok...

en sonunda kompedanı görünce orada olabileceğini düşündüm girdim içeri... up uzun ve kalabalık bir mağaza.. hiç aramaya kalkışmadan direk sorup alıp çıkayım dedim. hemen girişteki satış temsilcisine sordum bana mağazanın en sonunu gösterdi orada diye... gittim gittim gittim yok göremedim.. nitekim kalabalık ve benim bunalmışlığımda olduğunda görmedim belkide... mağazanın sonuna kadar yürüyüp göremeyince bu kez en sondaki satış temsilcisine sorayım dedim.. bu kez de o bana mağazanın girişinde olduğunu söyledi... yine döndüm yürüdüm yürüdüm ama göremedim... artık iyice sinirlenmiştim ki, en son sorduğum satış temsilcisine doğru bir hışımla gittim ve herkesin içinde "siz benimle dalgamı geçiyorsunuz" diye bağırdım...

yani sonuçta onları oraya müşteri soru sorduğunda kafaya göre sallayıp kendi çabamızla bulmamız için diktiyseler kazandıkları parayı haketmiyorlar.... ben ihtiyacım olduğunda onlara soru soruyorsam bana tarif edeceklerine bulup getirmeleri gerekiyor... ayrıca kompedan çalışanlarını çok laubali ve yılışık buldum... zira ilk sorduğum satıcı, orada başka bir arkadaşıyla kikirdeyip şımarık şımarık hareketler yaptığından beni duymamıştı bile... ancak 2. kez tekrarladığımda duydu... üstelik hemen yanıbaşında olan ürünün belliki yerini bilmediği halde bana mağazanın taaa en sonunda olduğunu söyledi... neye dayanarak? bilemiyorum... ama bundan sonra bir ton muadili olan bu mağazadan alışveriş yaparmıyım onuda bilemiyorum...

-

17 Ocak 2011 Pazartesi

yapabilirim mi ?


dışarıda gezerken gördüğüm her güzel şeyi "ben bunu kendim yaparım yea" deyipte tembellikten yapamayan bi insanım... bakınız artık tembelliğimi alenen ilan ediyorum... utanmıyorum hayır.. böyle mutluyum...

bugün akşam üzeri 3 gibi uyanınca (artık bir pazar klasiği) kendimize gelebilmek için kendimizi dışarı attık.. biraz dolanalım hava alalım diye. zara home'u çok seviyorum tüm yatak örtüleri bardaklar çanaklar vs tam benm tarzım... country tarzını oldum olası sevmişimdir... örgü yatak örtüleri ahşap tabureler beyaz mobilyalar vs...

zara home'da el örgüsü bir yatak örtüsü gördüm ve görür görmez vuruldum... aslında çok basit ve güzel... sevgili kocicimn tüm çekelemelerine rağmen çıkarıp telefonu resmini çektim kehkehkeh... örneğini aldım güüüüya.. örücem ya... bizim gelinin hamileliğinin başında başladığım ve gaayet kolay olan bebik battaniyesini bile çocuk doğduğu halde bitirememiş bi insan olan ben.. koskocamaaaaan yatak örtüsü örecekmiş... evet bende inanmadım buna... örneğin resmini koyuyorum belki siz yapar ve beni utandırırsınız :)

21 Aralık 2010 Salı

fobi içinde fobi...


selamlar sayın bilokseverler... haftasonu istanbul'da deildim. çoook uzakta, trabzondaydım... bu trabzona 2. gidişim.. kendimi toparlayıp ta yazmak biraz zaman aldı. çünkü feci bir yolculukla vardık oraya...

yüksek fobisi olan bir insan için uçağa binmek ne demektir bilirmisiniz ? aranızda yüksek fobisi olanlar varsa ve mecburen uçağa binmek zorunda kalmışlarsa benim gibi, bilirler... ne kadar soğuk kanlı ve metiin olmaya çalışsam da hepsi ama hepsi uçak bi türbulansa girene kadardı.. ama ondan önce uçakta yeni bir fobim çıktı ortaya... ilk gidişimde pilot şimdi trabzon hava alanına inmek için alçalıyoruz dediği andan birkaç dakika sonra başıma ve boynuma ve dişlerime ve gözlerime öyle şiddetli bir ağrı saplandıki, ağrı sürekli yaklaşık 10 dk boyunca aynı şiddetle kafamın içinde dönüp durdu.. hayatımda yaşadığım en büyük ağrıydı... diş ağrısı kulak ağrısı migren ağrısı vs bu herşeyden daha şiddetliydi, öyle ki o yüksekten deli gibi korkan ben, o anda uçak düşse ağrım son bulur diye bile düşünebildim... tam ağrı hafifliyorduki birden uçak deli gibi sarsılmaya başladı, uçağın içindekiler aynı anda bağırınca artık dayanacak gücüm kalmamıştı psikolojik olarak çökmüştüm ağlamaya başladım. çaresiz hissettim kendimi, sevgiliye sarıldım ağladım... pilot kötü hava koşulları nedeniyle türbulans vs falan gibi bişiler zırvaladı o anda anlamadım bile. sonra gayet sert bir şekilde indik hava alanına... inincede bu kez sevinçtenmi bilmem yine ağladım biras... çok korktum çok... bir yandan baş ağrısı bir yandan sarsıntı ömrümden 10 yıl gitti...

hal böyle olunca dün geceki dönüş uçağımızın saati yaklaştıkça penisilin iğnesi olacağım zaman acil serviste beklediğim gergin anlardaki hissi yaşamaya başladım... neyseki dönüş uçağı sorunsuz ve ağrısız bi şekilde istanbul'a vardı... ilk gidişimdede aynı sorunu yaşamış dönüşte yine başım ağrımamıştı... istanbul'a dönünce ufak bir araştırma yaptım neden diye... genelde aktif allerjisi ve sinüziti olan insanlarda inişte böyle ağrılar oluyormuş.. evet benmde aktif allerjim ve sinüzitim var.. ama böylede ağrı olmazki :( neredeyse uçak fobimin önüne geçecek bu ağrının fobisi... çok şükür bi süre uçak yolculuğu yok... onun dışında haftasonu gayet güzel ve keyifliydi...

bu arada trabzonda gezinirken birde ne göriim kocaman bir mağaza, oxxo outlet ! şaşırdım indirim döneminde bile indirime girmeyen kolay kolay taksit yapmayan o ketum mağazanın istanbul'un hiçbiyerinde görmediğim kocaman bir outlet mağazası var trabzonda... ve gayet güzel çeşitler... birkaç şey beğendim ama en küçük bedenide bana büyük geldiği için almaktan vazgeçip çıktık... 29.90 tl ye çok şirin kaşe ekose montlar vardı... hani yolunuz düşerse uğrayın derim ben.. bu arada bilen varsa söyleyiversin istanbul'da da bir outleti var mı oxxo'nun ?

10 Aralık 2010 Cuma

çok yorgunum ve çok uykum var


evet çok uykum var cümlesini kurmayalı uzuuuuuuuun zaman oldu... biliyorsunuz ciddi uyku problemi yaşıyordum.. aslında hep sebebi psikolojikti ankara'ya gidiş gelişlerimizin sebebi sevgilinin bir sınavı içindi ve eğer olsaydı istanbul dışında bir yerde çalışmasını isteyebilirlerdi... tüm bunlar kafamın içinde büyüdü büyüdü.. olsa bi türlü olmasa başka türlü derken nihayet sonuç açıklandı.. kendimizi artık herşeye hazırlamıştık... olmadı :D

normal insanlşar bu duruma üzülebilirler ama sevgili de bende hiç üzülmedik...

ve artık herşey düzene girdi... dün sadece biraz daha çabuk uykuya dalmak için ilaç aldım hemde yarım... fakat bu ilaç nasıl bir kafa yapıyorsa.. ne zaman uyuduğunu nasıl uyuduğunu nereye yattığını bile hatırlamıyorsun... bu gün abimin eşi annem falan tahtakaleye gidecektik sabah erkenden... şu bebek doğduğunda dağıtılan nikah şekeri benzeri bebek şekerlerinden almak için... ehehe çok ciciler fotolarını çekip göztericem sizede...

neyse sabah onlar evden çıkınca beni arayacaklar bende onlar buraya yetişene kadar duş alıp hazırlanacaktım... sabah zınk diye gözlerimi açtım... bişi olmuştu, yataktan fırladım bi tur dolandım ve telefonu aldım .. sabah 8 buçukta aramış abimin eşi.. saate bi baktımki saat 9 buçuk.. eyvahhhhhh !! neredeyse gelmek üzeredir bunlar dedim aradım... bizim gelin yok daha evin oralardayız ee aradım konuştukya dedi... ehuehue sabah 8 buçukta biz çıkıoruz die aradığında konuşmuşuz halbuki :D ama hatırlamıorum... hemde hiç... :D nasıl tutuştum gelmişlerdir die... beni aradıktan sonra oyalanmışlar biraz ondan geç kalmışlar... neyse... gittik gezdik dolaştık... alışveriş yaptık.. tahtakaleyi çok seviorum yahu... hep ucuz denen yerler aslında bana hiç ucuz gelmez... ama orası gerçekten ucuz... şöyleki, geçen haftasonu paşabahçede gördüğüm ahşap çerezlik 15 tl iken tahtakaleden aynısını 5 tl ye aldım... 2 tane aldım hemde... sevgiliyle ne zamandır ahşap çerezlik arıyorduk, ben buraya taşınırken onun çerezliklerini eskidiler diye atmıştım da :/ dilinden kurtulmanın tek yolu yenisini almaktı.. ama yenisini almakta yetmez en güzelini almaktı.. nihayet bu derdimiz bittiii... :D

işte böyle yorucu bir günün sonunda eve külçe gibi döndüm... zaten çabucak yorulan tez canlı kelebenk gibi bi insanım ben :(

bide ilacın derin derin uyumam gereken yerde ben tam uykumu alamadan erkenden uyandığım için, şuan hem yorgun hem de acayp uykum var... işte bunu seviyorum... bu hissi seviyorum.. hayatta en mutlu olduğum zamanlar eşek gibi çalışıp eve yorgun döndüğüm zamanlardı, yorulmak bana bir işe yaradığım hissini veriyor.. :D 

belki aylardır ilk kez böyle kesintisiz ve rahat bir uyku uyuyacağım... herkese iyi geceler beybiler....

8 Kasım 2010 Pazartesi

H&M zırvası


bilokseverler biliyorlar moda biloklarında neredeyse 1 aydır aynı konu dönüp duruyor.. H&M açıldı açılacak şöyle olacak böyle olacak, yok kuş konduracak, yok şapkadan tavşan çıkaracak, 

umarım benim gibi bu söylenenlere inanıp 6 kasımda forum istanbula koşanlardan değilsinizdir.. biraz gözlem biraz merak amaçlı gittik sevgiliyle, ama inanın daha girdiğimiz ilk anda bin pişman olduk.. kalabalık ki ne kalabalık öffffff... en hazetmediğim şeydir kalabalık. kesin bikaç kişiyle kavga ederim öyle bir yerde.. mağazada bişey bakarken kendinden geçen insanlara kılım.. sağına soluna bakmayan küçücük reyonlar arasında tam ortada durup, arkadan gelenleri ruhu bile duymayan, yol vermeyen, müsaade etmeyen, kasada araya kaynamaya çalışan, kalabalıkta olan herşeye kılım.. ve sonuna kadar da savaşırım bunun için.. aslında mümkün olduğunca kalabalığa girmemeye çalışsamda o gün merağıma yenildim evet...

neyse kalabalık sorununu aştık gelelim zırvalara

efenim H&M öyle sanıldığı gibi çooookta ucuz deil.. bence bir koton'la eşdeğer.. ayrıca ürünler o kadar kalitesizki, görüntüde albenisi olan hiçbişi göremedim.. evet desenler fena deil ama o trikoların, bluzların özelliklede sweat'lerin kumaşları 5 para etmez.. inanın sosyete pazarlarında satılan H&M ürünleri bile daha kaliteliydi... 

ikincisi ve bence en önemlisi, mağaza düzeni... böyle saçma bir mağaza düzeni daha görmedim.. bim bile ondan daha düzenli :) yahu bi kere aldığınız birşeyin 2. sini mümkün deil bulamıyorsunuz.. heryerde herşeyden mevcut. bir askıda 20 çeşit ürün var ama birini beğensen kendi bedenini bulmak işkence , bütün mağazayı dolaşıp gezip talan edip öyle bulacaksın... zaten o zamanda alma hevesin kaçıyor.. yaşadım biliyorum... 

bunun yanında sadece ve sadece indirim günlerinde alışveriş yapılacak bir mağaza bana göre, aynen koton gibi yani... iki mağazayıda indirim günleri dışında alışveriş yapmak için ürünlerine göre gereksiz yüksek fiyatlı buluyorum.. H&M den çıktıktan sonra mangoya girdik, inanın sevgilininde benimde gözümüz gönlümüz açıldı mangonun kıymetini bilmiyormuşuz onu anladım...  nitekim ben H&M'den elim boş çıktım, almaya ve o kuyruğa, kalabalığa girmeye değer hiçbirşey bulamadım.sonuç olarak bir dahaki sefere sadece indirim günlerinde uğrayacağım mağazalar kategorisinde girdi. işte benim H&M maceram böyle.. varsa sizinde görüşlerinizi merak ediyorum...

15 Ekim 2010 Cuma


geçenlerde evdeki bazı eksikler için ikea'ya uğradık... ikea'yı seviyorum peşinde dolanan bir satış temsilcisi yok, herşey gayet açıklayıcı düzgün paketlenmiş.. fakat bazen sinir olmuyor değilim... büyük mobilyaları raflardan almak için yardım isteyebileceğiniz kimse yok...

tamam kutular yassı falan ama kardeşim koca elbise dolabını yassı kutuya koyunca hafiflemiyorki bu meret.. tut ucundan da beraber indirelim şunu arabaya diyemiyorsunuz...

şu isveçliler çok zeki insanlar herşeyi paraya çevirmişler...restoerandaki yiyecekler bile satılabiliyor... hatta orada oturduğunuz sandalyeler masalar bardaklar vs herşey ikeanın içinde mevcut.. ee tamam buraya kadar problem yok.

alacağımızı aldık kasaya yaklaşıyoruz, ana! birde ne görim.. hani o taşıdığımız sarı arabalar varya, kasanın yakınında bir tabela üzerinde bu arabanın resmi var altında da aynen şu yazıyor;

-alışveriş arabamızı çokmu beğendiniz? fiyatı 29.90 

:O

yazıyı okur okumaz gayrı ihtiyarı kasadaki elemana doğru döndüm ve aramaya başladım etiketi neresinde acaba diye

- kasiyeri çokmu beğendiniz? fiyatı ......

tabi kasiyer özelliklerine göre değişir

arkadaş ikea bu herşey beklenir... artık içeride gezerken sağıma soluma bakıyorum. o hiçbir işe yaramadığı halde ortalarda dolanan sarı tişörtlü satış temsilcilerine daha bi dikkat eder oldum...

biri çaktırmadan gelip arkamıza bi etiket yapıştuırmasın

aldığı ürünler yanında bedava diyee :)

yinede ikea evimizin herşeyi :)