uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2011 Cuma

biri beni durdursuuuunnn


efem 27 yıllık hayatımın en tembel dönemlerini yaşıyorum sanırım... tabiri caizse postu yaydım yatıorum... ve bu durum hiç hoşuma gitmiyor. sabahları uyanayım diye arayan annemi bile azarlar duruma geldim... sabahları zaten normal şartlarda gergin olurum ben... hemen her sabah arayıp gelmiyormusun diye soran annem bu sabah telefonu açar açmaz "sen hala uyuyomusun, sağlığın bozulacak uyu uyu... kaaaaaaaaaaalkkk" diye bağırınca... ona kabus gibi üzerime çöktüğünü, sabahları uyanmam için yaptığı baskılardan evden ayrıldığım halde kurtulamadığımı söledim.... pişman değilim... bi kısmı doğru çünkü :D

annem, ben evdeykende şu sabah uyandırma ayarını tutturamazdı. ya sabahın kör karanlığında başıma dikilir "kalk artık hadi kahvaltı yapıyoruz" der. ya da hiç uyandırmaz saate bir bakarım ki öğlene dayanmış :S

zaten haftanın 5 günü, hava aydınlanmadan uyanan ben, neden haftasonu da aynı saatte uyandırılmaya çalışıyorum aklım ermezdi... bunu anneme söyleyincede hiç uyandırmazdı günün yarısı giderdi... yani tek istediğim saat 10 gibi falan uyanmak oysa... :S ahh anne ahhhh...

neyse efendim evlendim kurtulamadım... ama hayatımda da hiç bu kadar bunalmadım.. iş hayatı evlilikle beraber devre arası verince. evde tüm gün yapayalnız ne yapacağımı bilemediğimden ne kadar geç uyansam kar diye düşünerekten saatleri yatakta geçiriyorum... en azından evde yalnız geçireceğim zamanı yarıya indirmiş oluyorum... ama artık yeter... çok bunaldım çok.. yapılacak herşeyi bile yapsam maksimum 1 saat sürmesinden çok bunaldım... bütün gün oje sürüp silip başka renkler sürüp zaman geçirmeye çalışıyorum... kendimi oyalayacak bişi bulamıyorum bir türlü... artık çalışma zamanı geldi anlıyorum...

kendime bool şans diliyorum :S


10 Aralık 2010 Cuma

çok yorgunum ve çok uykum var


evet çok uykum var cümlesini kurmayalı uzuuuuuuuun zaman oldu... biliyorsunuz ciddi uyku problemi yaşıyordum.. aslında hep sebebi psikolojikti ankara'ya gidiş gelişlerimizin sebebi sevgilinin bir sınavı içindi ve eğer olsaydı istanbul dışında bir yerde çalışmasını isteyebilirlerdi... tüm bunlar kafamın içinde büyüdü büyüdü.. olsa bi türlü olmasa başka türlü derken nihayet sonuç açıklandı.. kendimizi artık herşeye hazırlamıştık... olmadı :D

normal insanlşar bu duruma üzülebilirler ama sevgili de bende hiç üzülmedik...

ve artık herşey düzene girdi... dün sadece biraz daha çabuk uykuya dalmak için ilaç aldım hemde yarım... fakat bu ilaç nasıl bir kafa yapıyorsa.. ne zaman uyuduğunu nasıl uyuduğunu nereye yattığını bile hatırlamıyorsun... bu gün abimin eşi annem falan tahtakaleye gidecektik sabah erkenden... şu bebek doğduğunda dağıtılan nikah şekeri benzeri bebek şekerlerinden almak için... ehehe çok ciciler fotolarını çekip göztericem sizede...

neyse sabah onlar evden çıkınca beni arayacaklar bende onlar buraya yetişene kadar duş alıp hazırlanacaktım... sabah zınk diye gözlerimi açtım... bişi olmuştu, yataktan fırladım bi tur dolandım ve telefonu aldım .. sabah 8 buçukta aramış abimin eşi.. saate bi baktımki saat 9 buçuk.. eyvahhhhhh !! neredeyse gelmek üzeredir bunlar dedim aradım... bizim gelin yok daha evin oralardayız ee aradım konuştukya dedi... ehuehue sabah 8 buçukta biz çıkıoruz die aradığında konuşmuşuz halbuki :D ama hatırlamıorum... hemde hiç... :D nasıl tutuştum gelmişlerdir die... beni aradıktan sonra oyalanmışlar biraz ondan geç kalmışlar... neyse... gittik gezdik dolaştık... alışveriş yaptık.. tahtakaleyi çok seviorum yahu... hep ucuz denen yerler aslında bana hiç ucuz gelmez... ama orası gerçekten ucuz... şöyleki, geçen haftasonu paşabahçede gördüğüm ahşap çerezlik 15 tl iken tahtakaleden aynısını 5 tl ye aldım... 2 tane aldım hemde... sevgiliyle ne zamandır ahşap çerezlik arıyorduk, ben buraya taşınırken onun çerezliklerini eskidiler diye atmıştım da :/ dilinden kurtulmanın tek yolu yenisini almaktı.. ama yenisini almakta yetmez en güzelini almaktı.. nihayet bu derdimiz bittiii... :D

işte böyle yorucu bir günün sonunda eve külçe gibi döndüm... zaten çabucak yorulan tez canlı kelebenk gibi bi insanım ben :(

bide ilacın derin derin uyumam gereken yerde ben tam uykumu alamadan erkenden uyandığım için, şuan hem yorgun hem de acayp uykum var... işte bunu seviyorum... bu hissi seviyorum.. hayatta en mutlu olduğum zamanlar eşek gibi çalışıp eve yorgun döndüğüm zamanlardı, yorulmak bana bir işe yaradığım hissini veriyor.. :D 

belki aylardır ilk kez böyle kesintisiz ve rahat bir uyku uyuyacağım... herkese iyi geceler beybiler....

1 Aralık 2010 Çarşamba

gecelerin insanı oldum çıktım


gece hayatım artık tamamen raydan çıktı !!! dün sabah erken kalkıp anneme gittim.. belki erken kalktığım için uykum gelir ümidiyle akşam evime döndüğümde kendimi uykusuz değil, sadece yorgun hissediyordum :( ısrarla ilaç almıyorum... almak istemediğimden değil, hayatımın düzensizliğinde bir fırsat bulamadığımdan... 

herneyse dün gece yine saat 4 ü buldu uyumam... gelişme var diye sevinecektim. ben ne geceler gördüm sabahı güneşi görüp uyuduğum... ama sevinemedim maalesef... çünkü bu sabah 10 da uyandım ve herşey normal görünüyordu.. yataktan çıkıp salona geldim tv yi açtım ve izlemeye başladım... gözlerimi kapadım birazcık... açtığımda yemekteyiz başlamıştı :( yani akşam olmuştu...

allahım beni neyle sınıyorsun :( ya uyuyamıyorum ya uyanamıyorum... neredeyse son bir ayım kayıp...  yarın akşam sevgiliyle ankara ya gidiyoruz.. o sınava girecek bende onu yalnız bırakmayayım dedim... değişik olacak, hayatımda ilk kez tren yolculuğu yapacağım... belki değişik bişiler olması hayatımı biraz olsun hareketlendirir.. tüm bu düzensizlikler depresyondanmı kaynaklanıyor bilmiyorum, ama erken uyanamayınca kendimi çok mutsuz hissediyorum... belki yarın yazabilirim belki yazamam belki dönüşte bilemiyorum ama şimdiden herkese görüşmek üzere ve hoş kalın diyorum...

29 Kasım 2010 Pazartesi

trevor reznik sendromu


şuan gecenin bu saatinde (04:18) uyumaya çalışırken kalkıp bunları yazmamın sebebi, bana vahiy gelmesi değil..... uyuyamamaaaaaaam :(

bahsettiğim uyku problemi hız kesmeden devam etmekte... ve hafta sonu olması sebebiyle ilaçta alamadım... üstelik daha kötüsü yarın sabah erken kalkıp anneme gitmem gerek... :(

ışığı kapayıp yatay pozisyona geçtiğim anda uyku denen o muhteşem şey kaçıveriyor... hayal aleminde saymadığım kuzu, koyun, keçi, teke kalmadı... artık çareyi büyükbaşta deneyeyim dedim.. fakat onlarda gövdelerini kaldırıp çitten atlamıyorlar.. yok yok inanın şaka değil bu az önce yatarken denedim bunu. gerçekten bilinçaltım ısrarla çok ağır olduğunu ve seri bir şekilde atlayamayacaklarını emrediyor.. olmuyor atlatamıorum... :(

birde kulağımda bir ses var o gıcık sesi hepimiz tanıyoruz... hani çıplak zemmine elimizden kayıp düşen oval bir nesnenin yuvarlanarak oluşturduğu ve bitmek tükenmek bilmeyen o dairelerin sesi varya, işte o :(

mesela şuan ben birazdan uykuya dalıp rüyalar görecek bir bebe gibi esneyip duruyorum... ama ışığı kapayıp yattığım an bitiyor herşey..... :(

bu akşam yeni bir kitaba başladım "olasılıksız"

olasılıklardan bahsederek başlıyor kitap. çoğunuz bilirsiniz. neyse başladım okudum okudum okudum... uykum geldi ışığı kapadım... ve yine olmadı.... 

yarın... anneme giderken bir eczaneye uğrayıp ilacı alıcam artık... yalnız bu ilacında kötü bir tarafı var, içtikten maksimum 15 dk sonra sızıp kalıyorsun (bir keresinde aynı resimdeki gibi klavyenin üstünde uyuyakalmıştım) ve uyandığında, veya uyandırıldığında etkisini devam ettiriyor... bütün gün ortada salyaları akarak gezen ama ağzını kapamayı akıl edemeyen bir mal gibi dolaşıp duruyorsunuz... ekrana ağzınız bir karış açık gözler yarı kapalı bir vaziyette bakıp saatlerce oturabilirsiniz... bir nevi trans hali :D

fakat ben sadece uyku düzenm yerine gelene kadar kullanacağım... 

en çok özlediğim şey en geç gece 12 de uyuyup sabah 9 da uyanabilmek :( sonra ebru şallı'yla plates yapmak :P

huzurunuzda dua ediyorum, ne olur tekrar uyuyabileyim... :(

27 Kasım 2010 Cumartesi

tek istediğim uyumak :(


fecii günler geçiriyorum :S ciddi uyku problemi yaşıyorum.. bu sabah 9 da ancak uyuyabildim... elimde değil... 

kendimi makinist filmindeki trevor riznik gibi hissediyorum..sanırım bende uyku yeteneğimi kaybettim.. inanın bir ara gece kalkıp uykumun gelmesi için onun gibi diş fırçasıyla yerleri fırçalamayı bile düşündüm... 

yatıyorum sağa dön sola dön öffle pöffle... kalk 2 sayfa kitap oku, evet evet sanırım uykum geldi de yat ama yine sağa dön sola dön... kalk bir bardak süt ısıt iç, yine yat sağa dön sola dön, yine kalk bilgisayarı aç bak bak bak gözlerin yanana kadar saçma sapan şeylere bak oku.. evet bu kez kesin uykum var de. yat sağa dön sola dön... gün aydınlansın saatler geçsin ve ne zaman olduğunu kavramadan saçma sapan bölük pörçük uykuya dal... ama bütün sesler kulağında çınlasın...

merdivenleri koşarak çıkan çocuğun, işe gitmek için çalıştırılan araba motorunun, buzdolabın üzerindeki küçük saatin, martıların... her ses iğne gibi beynimin içine içine işliyor...

hayatımda ilk kez uyku problemi yaşıyorum... 

ve bunu kendi kendime yenemeyeceğimi artık biliyorum... işin kötüsü bi şekilde uyusamda (ki bu kesin gündüze denk geliyor) bu kez uyandığımda midem taş gibi olmuş vaziyette ve hiç yemek yemiyorum.... :(  

ne gün ışığını adam akıllı gördüm 1 aydır nede sabah kahvaltısı yaptım... bu işin bir sonu gelmeyecek anladım... eskiden kullandığım bir ilaç beni deli gibi uyutuyordu.. o zaman çalışmamı etkiliyor diye çok sevmiyordum bu ilacı.. ama kıymetini bilmemişim... şimdi yine o ilacı kullanmaya başlayacağım... artık bu psikolojiden çıkmak istiyorum... evet istiyorum.. resimlerdeki gibi mışıl mışıl uyumak sabah dinç uyanmak, güne mutlu başlamak istiyorum...

ayrıca sütün uyku getirdiği de yalannnnnnnn :S