soundtrack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soundtrack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2013 Cuma

yağmuru sevin :)




aynen klipteki gibi yağmur sularında zıplamayı çok severim... yağmuruda öyle !

ve tabi bu şarkıyı da, klibi de

madem haftasonu yağmurlu geçecek, can sıkmaya gerek yok. ben yağmur çizmelerimi giyer zıplarım ve ondan da zevk alırım ohhh !

o zaman bu cuma ya yakışır şekilde şarkısı bu olsun mu ? olsun be ! :)

18 Ocak 2013 Cuma

Chaiyya Chaiyya


filmlerinden sonra müziklerine de kapıldım gidiyorum... hint şarkılarını dinlerken, sanki cennetteymişim gibi hissediyorum kendimi. gözlerimi kapatıp dinleyeyim diyorum ama ya omzum oynuyor, ya boynum... içimde bir hintli var anlamadım gitti... acaba önceki hayatımda hintli falanmıydım neydim :) şaka bir yana animasyon filmlerinden sonra izlerken en çok zevk veren filmler hint filmleri, renkleri, müzikleri, insanları bi başka yahu :)

ayrıca şarkı "inside man" filminin soundtrack'idir... keyifle dinleyin.. bu cuma'nın şarkısı da bu olsun :)

21 Aralık 2012 Cuma

let's fall in love



bu aralar filmler yerine film müziklerini paylaşıyorum... affedin :) ama güzel şarkılar paylaşıyorum kabul edin :P

bir önceki de bu da De-Lovely filminden arak :D

hadi bu da cuma şarkısı olsun madem... mutlu hafta sonları :)

1 Şubat 2011 Salı

yorgun bir güne dingin bir şarkı

bugün biraz keyifsizim... bütün gün yattım diyebilirim ve günün bundan sonrasında da yatacağm sanırım.

gençlik yıllarımda :P mp3 çalarsız bakkala bile gitmezken vazgeçilmez şarkılarımdan biri olan "mad world" ü paylaşmak istedim... günün anlam ve önemine istinaden.. beni her zaman dinlendirir ve sakinleştirirdi bu şarkı....

buyrun keyifle dinleyin...

26 Ocak 2011 Çarşamba

mary and max

artık biliyorsunuz animasyon hastası olduğumu... animasyon filmleri iyi veya kötü ayırd etmeden izliyorum. bu kez yine ne izlesem diye araştırırken daha önce hakkında hiçbirşey duymadığım, hiçkimsenin önermediği bir animasyonla karşılaştım.. bir filmi izlemeden önce mutlaka yorumlara göz atan ben, söz konusu animasyon olunca hiçbir araştırma yapmadan bastım play'e

film stop-motion tekniği ile çekilmiş. bu teknik bildiğim kadarıyla filmdeki karakterin kuklalarıyla milimetrik hareketlerin yüzlerce fotoğrafını çekerek oluşturulan bir teknik... bu sebeple izlemeye başladığınızda biraz yadırgayabilirsiniz. değişik bir görüntüsü var.

film, küçük yalnız ve ilgiden yoksun 8 yaşındaki mary ile yaşlı şişman ve asperger sendromu denen bir psikolojik rahatsızlıktan müzdarip 44 yaşındaki max'in arasında oluşan mektup arkadaşlığını anlatıyor..

ikisinin çok iyi arkadaş olmalarının sebebi ortak noktaları olan çikolata ve hiç arkadaşlarının olmamasıdır. bu mektup arkadaşlığı ikisininde hayatını farklı yönlerde değiştirecektir.. mary daha da büyüyecek max ise daha fazla kilo alacak ama hayat birbirleri sayesinde daha da kolaylaşacaktır. birbirlerini hiç görmeden devam eden bu mektup arkadaşlığı yıllar sürecektir... avustralya da yaşayan mary amerikadaki max'i bir gün görmeye gitmek için çocukluğunda broşür dağıtıp para biriktirmeye başlar...

filmin bundan sonrası için yazmayı burada bırakıyorum...

bir animasyonun insanı ağlatabileceğine inanmayanlar mutlaka izlesin bunu tamamen beklentisiz bir şekilde izlemeye başladığım bu film artık benim listemde ilk sıralarda...

p.s : film gerçek bir hikayeden uyarlama

p.s.s : ve sonunda ağlamamak için resmen savaş verdim

p.s.s.s : bu kez filmin fragmanını değil beni en çok etkileyen sahneyi sizlerle paylaşmak istedim pink martini eşliğinde....

ve son not: bu filmi izledikten sonra neden bu kadar p.s yazdığımı anlayacaksınız :)